

Süleyman’ın hikayesi, bir çocuğun en zor zamanlarda dahi büyüyebilen, çiçek açabilen kalbinin hikayesidir. Literatürde “travma sonrası büyüme” olarak geçen bu süreç, Süleyman’ın yaşadıklarıyla vücut bulmuş. O sadece kendi yaralarını sarmakla kalmamış, çevresindekilere de umut olmayı başarmış.
9 yaşındaki bu küçük kahraman, 6 Şubat depremlerinden sonra ailesiyle birlikte yeni bir hayat kurmaya çalışırken, Maraş’ta yürüttüğümüz MHPSS (Mental Sağlık ve Psikososyal Destek) projemizle yolu kesişiyor.
“Sizi çok sevdim, oyuncaklar verdiniz.” diyor Süleyman. Çocuk kalbinin en samimi ifadesiyle anlatıyor ilk karşılaşmamızı. Bisiklet sürmek, oyunlar oynamak ve yeni arkadaşlar edinmek onun dünyasında sadece küçük anlar değil; bir arada olmanın, güvenin ve iyileşmenin işaretleri.


Deprem Süleyman’ı sadece bir izleyici yapmamış, onu yaşadıklarından ders çıkaran bir öğreticiye dönüştürmüş. Arkadaşlarına alfabeyi öğretmiş, birlikte resimler yapmış ve eğlenceli oyunlar oynayıp bisiklet sürmüşler.
“Camide Kur’an öğreneceğim, sonra arkadaşlarıma öğreteceğim.” diyor Süleyman, öğrenmenin onda nasıl bir anlam bulduğunu gösterircesine.
Küçük yaşına rağmen Süleyman’ın gözlerinde bilgece bir ışıltı var. “Herkes birbirine yardım etmeli, beraber yemeli.” diyor. En sevdiği çantasının içinde taşıdığı şekerleri arkadaşlarına dağıtıyor. Bu paylaşım, bir çocuğun saf yüreğinde şekillenen hayat derslerinin tezahürü.


Her çocuk kendi dünyasında bir kahramandır. MHPSS uygulamaları ile birlikte Süleyman bir süper kahraman hikayesi yazmış. Süper Süleyman adını verdiği bu hikayesinde kahraman ağlayan çocuklara hediye, hastalara ilaç dağıtıyor.
Onun kaleminden dökülen bu hikâye tüm çocukların kalplerine dokunmak içinmiş. “Bu kitabı herkes okusun” diyor Süleyman. Çünkü o, hikâyelerin iyileştirdiğine inanıyor; tıpkı bizimle kurduğu bağın ona umut verdiği gibi, o da yazdığı satırlarla başkalarına ışık olmayı diliyor.


Bu hikaye bize gösteriyor ki iyileşmek bazen oyunlarda, bazen dostça paylaşılan bir şekerlerde ve bazen de bir çocuk kaleminin ucunda gizlidir. Süleyman’ın hayatı, bir süper kahraman olmadan da kahramanca yaşanabileceğini, küçük bir kalbin büyük değişimlere vesile olabileceğini fısıldıyor.
Süleyman’ın cümlesiyle bitirelim: “Herkes birbirine yardım etmeli ve beraber yemeli.” Belki de hayatta en çok ihtiyacımız olan şey, tam da budur: Paylaşarak iyileşmek, yan yana büyümek.